Afyonkarahisar'da gezilecek yerler için sizlere bir liste hazırladık. Afyonkarahisar gezi turunuzuda kullanmanız için bu yerleri bir harita üzerinde topladık.
Afyonkarahisar'da Gezilecek Yerler - Afyonkarahisar'da Gezilecek Tarihi Yerler
- Afyonkarahisar Kalesi
- Frigya Vadisi
- Afyonkarahisar Ulu Cami
- Başkomutanlık Tarihî Milli Parkı
- Afyon Mevlevihanesi - Sultan Divani Mevlevihanesi
- Taşhan
- İshaklı Kervansarayı
- Çay Kervansarayı
Afyonkarahisar'da Gezilecek Doğal Yerler
- İscehisar Peribacaları
- Acıgöl Kuş Cenneti
- Gazlıgöl Termal Kaplıcaları
- Eber Gölü
- Buzluk Mağarası
Afyonkarahisar'da Gezilecek Müzeler
- Afyonkarahisar Müzesi
- Afyonkarahisar Zafer Müzesi
- Afyonkarahisar Çeşmeli Konak
- Afyonkarahisar Kültür ve Sanat Evi
Afyonkarahisar'da Gezilecek Yerler
1 - Afyon Kalesi

Afyonkarahisar Kalesi'nin Özellikleri ve Tarihi:
Afyonkarahisar Kalesi, Anadolu'nun önemli tarihi yapılarından biridir ve Afyonkarahisar şehir merkezinde, sönmüş bir volkanın zirvesinde yükselen doğal bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir. Kalenin deniz seviyesinden yüksekliği 226 metredir ve bu konumu, ona askeri ve stratejik bir önem kazandırmıştır. M.Ö. 1350 yıllarında Hitit İmparatoru II. Murşil döneminde, Arzava seferi sırasında kale, müstahkem bir mevki olarak kullanılmıştır. Bu dönemlerde "Hapanuva" olarak anılan kale, Roma ve Bizans dönemlerinde ise "Akroenos" adıyla bilinirdi. Selçuklu Hanedanı ile birlikte kale, "Karahisar" ismini aldı ve bu isimle anılmaya devam etti.
Selçuklular ve Osmanlılar Döneminde Kalenin Önemi: Afyonkarahisar Kalesi, özellikle Selçuklular döneminde büyük bir öneme sahipti. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat, hazinelerini bu kalede sakladığı için kaleye "Hisar-ı Devlet" adı verildi. Kaleyi daha da güçlendiren Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali'nin döneminde, kalenin ismi "Karahisar-ı Sahip" olarak anılmaya başlandı. Bu dönemlerde kale, sadece askeri bir yapı değil, aynı zamanda önemli bir yönetim merkezi olarak da işlev gördü. Kalenin ismi ise 1573 yılında Osmanlı Sultanı II. Selim tarafından, bölgenin ünlü afyon bitkisinden dolayı "Afyonkarahisar" olarak değiştirildi.
Tarihi dokusu tam anlamıyla korunamamış olsa da Afyonkarahisar Kalesi, hala ziyaretçilerine o dönemlere ait izler sunmaktadır. Kalede bazı kalıntılar günümüze kadar ulaşmıştır ve bu kalıntılar, kalenin uzun tarihinin birer tanığı olarak ayakta durmaktadır. Kalenin zirvesine ulaşanlar, hem şehrin panoramik manzarasının keyfini çıkarabilir hem de Anadolu'nun derin tarihini hissedebilirler.
Afyonkarahisar Kalesi'nin özellikleri sadece tarihi geçmişiyle değil, aynı zamanda bulunduğu doğal yükselti ve stratejik konumuyla da öne çıkmaktadır. Bu kale, hem Hititler, hem Romalılar, hem de Selçuklular ve Osmanlılar döneminde önemli bir savunma noktası olarak kullanılmış, birçok medeniyete tanıklık etmiştir.
2 - Frigya Vadisi

Afyonkarhisar'da gezilecek yerler listemizin sıradaki yeri Frigya Vadisi. Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir'in kesişim noktasında yer alan tarihi bir bölgedir. Antik dönemde "Phrygia Epiktetus" olarak bilinen bu alan, Türkmen Dağı’nın tüfleriyle kaplı Frig yaylalarını da içine alır. M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler tarafından iskan edilen vadide, kayalara oyulmuş tapınaklar, sunaklar ve kaya mezarları gibi yapılar hala görülebilir.
Frigya Vadisi nerede sorusunun cevabı, Afyonkarahisar merkeze 7 kilometre uzaklıktaki Yeni Bosna Köyü'nden başlayarak, Kütahya’nın Ovacık Köyü’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyadır. Bölge, Kapadokya’yı andıran kaya oluşumları ve çam ormanlarıyla turistik bir cazibe merkezi olmuştur. Friglerin kaya oyma yapıları ve sanat eserleri, bu vadiyi hem tarihi hem de kültürel açıdan zenginleştiren unsurlar arasında yer alır.
3 - Afyonkarahisar Ulu Cami

Afyonkarahisar Ulu Cami, Anadolu'nun Selçuklu ve Beylikler döneminden günümüze ulaşmış ahşap direkli cami mimarisinin önemli bir örneğidir. 1272-1277 yılları arasında inşa edilen cami, Afyonkarahisar'ın merkezinde, Hıdırlık Tepesi ve Afyonkarahisar Kalesi'nin arasında yer alır. Ahşap sütunlarıyla "Kırk Direkli Cami" olarak da bilinen bu yapının mimari özellikleri oldukça etkileyicidir. Afyon Ulu Cami'nin özellikleri arasında, piramidal çatısı, ahşap tavanı ve mermer kaideleri üzerinde yükselen ahşap sütunlar sayılabilir. Ayrıca, 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir.
Afyon Ulu Cami hikayesi, Selçuklu dönemine dayanır. Caminin ilk adı Hocabey Camii'dir ve inşası Sahipata Nusrediddün Hasan tarafından başlatılmıştır. Zamanla, hem Karamanoğulları Beyliği döneminde hem de Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar geçirmiştir. 19. yüzyıldan itibaren ise "Ulu Cami" olarak anılmaya başlanmıştır.
4 - Başkomutanlık Tarihî Milli Parkı

Başkomutan Tarihî Millî Parkı, ülkemizin Millî Mücadele dönemine tanıklık eden ve zaferin izlerini taşıyan önemli bir alandır. 8 Kasım 1981'de millî park olarak ilan edilen bu bölge, Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerini kapsayan geniş bir alana yayılır. Toplam 42.183 hektarlık parkta, Millî Mücadele'nin dönüm noktası olan çarpışmaların yaşandığı yerler, şehitlikler, anıtlar ve bir müze bulunmaktadır.
Park iki ana bölüme ayrılır: Kocatepe ve Dumlupınar. Kocatepe bölümü, Afyonkarahisar'ın güneybatısında yer alır ve Kocatepe Anıtı'nı barındırır. Dumlupınar bölümü ise Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak'ın çeşitli ilçelerini kapsar. Bu topraklar, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik anlarına ev sahipliği yapmış, Mustafa Kemal Paşa'nın: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emrini verdiği yer de Uşak'ın Eşme ilçesindeki Takmak köyünde yer almaktadır.
Bu millî park, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin ve zaferinin anılarını canlı tutmakta ve tarihî değeriyle ziyaretçilerine bu destansı dönemi hatırlatmaktadır.
5 - Afyon Mevlevihanesi - Sultan Divani Mevlevihanesi

Sultan Divani Mevlevihanesi, Anadolu’da kurulan ilk Mevlevihanelerden biri olup, 13. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Konya Mevlevihanesi'nden sonra en önemli Mevlevi merkezlerinden biri olan bu yapı, 16. yüzyılda Mevlânâ’nın yedinci kuşak torunlarından Sultan Divani döneminde büyük bir önem kazanmıştır.
Sultan Divani döneminde başlatılan ve bugün hâlâ devam eden "40 Hatimli Şifalı Aşûre" geleneği, ilk defa Afyonkarahisar Mevlevihanesi'nde başlamış ve zamanla diğer Mevlevihanelere de yayılmıştır. Bu önemli gelenek, Sultan Divani Mevlevihanesi'ni benzersiz kılmaktadır.
Tarih boyunca birkaç kez yangın geçiren Mevlevihane, 1902’deki büyük yangında tamamen yanmış ve 1908’de Şeyh Celaleddin Çelebi tarafından yeniden inşa edilmiştir. 2008 yılında restore edilerek "Sultan Divani Mevlevihane Müzesi" olarak ziyarete açılan bu tarihi yapı, bahçesindeki Derviş Odaları, Matbah ve Hâmûşân (Mezarlık) ile ziyaretçilerine Mevlevilik geleneğini yaşatmaya devam etmektedir.
Afyon Mevlevihanesi Yol Tarifi
6 - Taşhan
Afyonkarahisar’ın merkezinde bulunan Taşhan, XVII. yüzyılın ortalarında Kadı Abdullah Efendi, Yemenici esnafının katkılarıyla inşa etmiştir. Kareye yakın planıyla dikkat çeken bu iki katlı han, Hoca Üveys Hanı olarak da bilinir ve moloz taş ile kargir olarak yapılmıştır.
Taşhan’ın yapısında, sıralı taşlar arasında tuğla dizileri, kemer kaburgalarında ve ikinci kattaki revaklarda kirpi biçimi çıkmalar kullanılmıştır. Güney köşedeki ana giriş büyük kemerli ve çift kapılıdır, tonozlu girişin her iki yanında ise camekanlı odacıklar yer alır. İç avluya açılan odalar, avlu etrafında dizilmiştir.
İkinci katın dört yönündeki revaklara açılan odalar, tuğla kaburgalı ve sivri kemerli olup, pencereleri kare şeklindedir. Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2018 yılında restore edilen Taşhan, günümüzde kültür ve turizm hizmetine sunulmuştur.
7 - İshaklı Kervansarayı
Afyonkarahisar'da gezilecek yerler listemizde sıradaki yer İshaklı Hanı. Sultandağı'nda yer alan, Türkiye Selçuklu dönemine ait önemli bir kervansaraydır. 1249 yılında Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından yaptırılan bu yapı, Sultan II. İzzeddin Keykavus döneminde, ticaretin ve sanatın hızla geliştiği bir dönemde inşa edilmiştir. Kervansaray, eski Afyon-Konya yolu üzerinde bulunur ve mimari açıdan dönemin en ünlü mimarları Kölük bin Abdullah ve Kaluyan El-Konevi tarafından tasarlanmıştır.
Yapı, yazlık avlulu ve kışlık kapalı bölümlü olarak inşa edilmiştir. Kapalı bölüm, avludan daha küçük olup iki tarafta beşer kubbe ile örtülüdür. Avlunun ortasında yer alan kare planlı köşk mescit, dört kemer ayağı üzerine oturtulmuş ve zeminden yükseltilmiştir. Mescidin doğu ve batı cephesindeki pencere açıklıkları silmelerle vurgulanmıştır. Kervansarayın kuzeydoğu cephesindeki anakapı, 7,30 metre genişliğinde olup, yapı toplamda 1.800 metrekarelik bir alana yayılmıştır.
Selçuklu döneminin karakteristik özelliklerini taşıyan İshaklı Hanı, aynı zamanda Roma ve Bizans dönemlerine ait devşirme malzemelerle inşa edilmiştir. Deprem bölgesinde yer alan yapı, 2002 yılında meydana gelen Sultandağı-Çay depreminde ağır hasar görmüş, köşk mescit ve bazı bölümlerinde ciddi yıpranmalar tespit edilmiştir. Restore edilmesi için yapılan çalışmalar, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından onaylanmıştır.
İshaklı Kervansarayı Yol Tarifi
Afyonkarahisar'da Gezilecek Doğal Yerler
1 - İscehisar Peribacaları
Afyonkarahisar’da bulunan peri bacaları, volkanik arazilerde yamaçlardaki sel sularının etkisiyle oluşan, sütun ve piramidal sütun şeklinde dikkat çeken yer şekilleridir. Özellikle İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvadin ilçelerinde şapkalı ve şapkasız pek çok peri bacası bulunmaktadır. Özburun kasabasının Minareli Deresi’ndeki peri bacaları, farklı oluşumlarıyla dikkat çekerken, Derbent köyü civarında peri bacalarının yoğunlaştığı görülür.
Bu doğal oluşumların en yoğun olduğu bölge, İscehisar ilçesinin Seydiler kasabasından başlayarak İhsaniye ilçesinin Döğer kasabasına kadar uzanan hattır. Afyonkarahisar Valiliği tarafından yaptırılan Turizm Kuşağı Yolu, bu bölgedeki peri bacalarını birbirine bağlar. Ayrıca İscehisar Seydiler kasabasının içi ve çevresindeki vadilerde, Karakaya köyü, Olukpınar köyü, Ağın Dağı, Alanyurt kasabası, Selimiye köyü ve Ornaş Kayalıkları gibi bölgelerde de peri bacalarına rastlanır. Göynüş Vadisi, Kıyır köyü, Ayazini kasabası ve Üçlerkayası köyü ise Afyonkarahisar’ın en büyük peri bacalarının bulunduğu diğer önemli yerlerdir.
Bölge, sadece peri bacalarıyla değil, aynı zamanda tüf kaya bloklarının insan eliyle oyulmasıyla oluşan kaya yerleşimleri ile de tarihi ve doğal sit alanları olarak öne çıkar. Yaklaşık 110 kilometrelik köy yollarıyla birbirine bağlanan bu peri bacası bölgeleri, Afyonkarahisar’ın alternatif turizm açısından en önemli kaynaklarından biridir.
İscehisar Peribacaları Yol Tarifi
2 - Acıgöl Kuş Cenneti
Acıgöl Kuş Cenneti Aşağı Akpınar köyü ve çevresi, yaz-kış flamingo sürülerinin yaşayabildiği özel bölgelerden biridir. Sazlık alanlar ve su kaynakları etrafında, kurbağa ve su kaplumbağası gibi canlıların yanı sıra, 3-4 cm büyüklüğünde balıklar da bulunmaktadır. Bu zengin besin zinciri, bölgeyi flamingo, martı, karabatak, yaban ördeği, turna, yaban kazı, pelikan ve leylek gibi göçmen kuşlar için cazip kılmaktadır. Ayrıca, bölgenin güneydoğusundaki dağlarda yırtıcı kuşlar, özellikle kartal, şahin ve atmaca gibi türler yaşamaktadır.
Acıgöl, kuş popülasyonu açısından Anadolu'da koruma altına alınmış en önemli alanlardan biridir ve turizm açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Doğa sporlarıyla ilgilenenler için gölün güneydoğusundaki dağlar ve yaylalar oldukça önemlidir. Başmakçı ilçesinden Aşağı Akpınar köyüne doğru 4-5 kilometre gidilerek göle ulaşmak mümkündür. Bu özellikleri, bölgenin ekoturizm açısından öne çıkmasına katkıda bulunmaktadır.
3 - Gazlıgöl Termal Kaplıcaları
Afyonkarahisar-Eskişehir karayolu üzerinde, şehir merkezine 21 kilometre mesafede bulunan --Gazlıgöl Kaplıcaları, termal turizm açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. 2019 yılında termal turizm merkezi statüsünden çıkarılmasına rağmen, her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turiste şifa dağıtmaktadır.
Kaplıcada sunulan içme ve banyolar, tedavi amaçlı olarak kullanılmakta olup, suyun bulunduğu kapalı ortamlardaki nemli ve buharlı hava, solunum yolu problemlerine de olumlu etki göstermektedir. Gazlıgöl Kaplıcası'nın genel olarak tedavi ettiği rahatsızlıklar arasında şunlar yer almaktadır:
- Romatizmal Hastalıklar
- Dolaşım Sistemi Sendromları
- Gastrointestinal Rahatsızlıklar: Karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsakların spastik ağrılı sendromları
- Nevralji ve Nevrit
- Artroz
- Saboreik Deri Hastalıkları
- Kadın Hastalıkları Bu yönleriyle Gazlıgöl Kaplıcası, hem sağlık hem de dinlenme amaçlı ziyaretler için tercih edilen bir merkezdir.
4 - Eber Gölü
Eber Gölü, Afyonkarahisar ilinde yer alır. Türkiye'nin 12. en büyük gölüdür. En derin yeri 21 metre olan bu göl, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Akarçay Havzası'nda bulunur ve yüzey alanı 125 km²'dir. Göl, kuzeyde Emir Dağları ve güneyde Sultan Dağları ile çevrili olup, denizden 967 metre yükseklikte bir çöküntü gölüdür. Eber, Avşar Türkmenlerinin bir obasıdır ve göl adını bu Avşar obasından almıştır.
Eber Gölü, Akarçay ve Sultandağları'nda yer alan kaynak suları ile beslenmektedir. Bu nedenle yıl içinde yüzölçümünde değişiklikler görülmektedir. En düşük su seviyesi Ekim 1991'de 62 km² olarak kaydedilmiştir; en yüksek su seviyesi ise Mayıs 1969'da 164.5 km²'ye ulaşmıştır.
Eber Gölü, Türkiye'nin en ilgi çekici göllerindendir. Gölün büyük kısmı, üzerinde bulunan kamışlardan dolayı çayırlık gibi görünmektedir. Göl üzerinde birçok yüzen adacık bulunmaktadır. Bu adacıklar, yerli halk tarafından "kopak" olarak adlandırılmakta olup, kalınlaşan kamış köklerinin topraktan ayrılarak zamanla rüzgarın etkisiyle toprak birikmesiyle meydana gelmiştir. Bazı kopaklar o kadar büyüktür ki, üzerinde balıkçıların, avcıların ve kamışçıların barınaklar kurduğu gözlemlenmiştir.
Eber Gölü çevresindeki köylerde (Derekarabağ, Ortakarabağ, Yenikarabağ gibi) tarımla uğraşan insanlar, göl kıyısındaki ekilebilir tarlalarda buğday yetiştirerek yaşamlarını sürdürmektedirler.
5 - Buzluk Mağarası
Buzluk Mağarası, Afyonkarahisar ilinin Sultandağı ilçesindeki Dereçine kasabasının güneyinde, Sultandağları'nın en yüksek zirvesi olan 2.519 metre yükseklikte yer alan bir mağaradır. Yazın bile buz üretmesi ile tanınan bu mağara, halk arasında "Buzluk Mağarası" olarak bilinir.
Buzluk Mağarası'nın duvarlarında oluşan buzlar, mağaranın biçimi ve iklim koşullarıyla bağlantılıdır. Mağaranın dar bir girişi vardır ve düşey doğrultuda gelişmektedir. Yaz aylarında duvarlardan sızan su, serin boşluklar ile dış ortam arasındaki sıcaklık farkı nedeniyle güçlü bir hava dolaşımı yaratır. Bu buharlaşma, mağara duvarlarının buz tabakası ile kaplanmasına yol açar. Kış aylarında ise mağara, dış ortamdan daha sıcak bir havaya sahiptir ve buharın çıktığı gözlemlenir.
Buzluk Mağarası ile ilgili bir rivayete göre, 1300'lü yılların ortalarında Bursa, Osmanlı Devleti'nin başkenti olduğu dönemde padişahın bir yakını hastalanır. Hekimler, hastalığının çaresinin "buz" olduğunu söyler. O sırada sarayda bulunan Dereçineli bir asker, Buzluk Mağarası'nda buz bulabileceğini söyler.
Asker, develer ve katırlarla yola çıkarak Buzluk Mağarası’ndan istediği kadar buzu saman içinde muhafaza ederek yaz sıcağında Karahisar’dan Bursa’ya götürür. Padişah, bu işten memnun kalır ve askere sorar: "Dile benden ne dilersen?" Asker, köyünde başını sokacak bir evi olmadığını söyler ve kendine bir ev yapılmasını diler.
Padişah, "Hemen Dereçine'nin en güzel yerine bir ev yapın" fermanını verir. Böylece, asker için saray yavrusu bir ev inşa edilir. Evin inşaatı rüzgâra açık bir yere yapıldığı için iki katlı olarak tamamlanır. Evin kalıntılarının hâlâ ayakta olduğu söylenmektedir.
Afyonkarahisar'da Gezilecek Müzeler
1 - Afyonkarahisar Müzesi
Afyonkarahisar'da 1933 yılında kurulan Afyonkarahisar Müzesi, 2023'te yeni binasına taşınmıştır. Müze, paleolitik çağdan Hitit, Frigya, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler ile Selçuklu ve Osmanlı dönemi etnografik eserleri sergilemektedir.
Müze, tarih araştırmalarıyla kurulan ilk müzelerden biridir ve 1933 yılında açılışıyla birlikte bölgenin tek müzesi olmuştur. Koleksiyonu, pişmiş toprak, taş, mermer, cam ve metal objeleri içermektedir. Bahçesinde Roma ve Bizans dönemine ait mezar taşları, lahitler ve Selçuklu dönemi eserleri yer almaktadır. Bu zengin koleksiyon, bölgenin tarihi ve kültürel mirasını yansıtmaktadır.
Afyonkarahisar Müzesi Yol Tarifi
2 - Afyonkarahisar Zafer Müzesi
Afyon Zafer Müzesi, Türkiye'nin Afyonkarahisar ilinde bulunur. Bir askerî ve savaş müzesidir. 1985 yılında kurulan müze, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Ağustos 1922'deki Büyük Taarruz'a adanmıştır. Müze binası, bu taarruz öncesinde dönemin Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ve diğer askeri liderler tarafından karargâh olarak kullanılmıştır. Müze, Kurtuluş Savaşı'nın önemini vurgulayan çeşitli sergi ve belgelere ev sahipliği yapmaktadır.
Afyonkarahisar Zafer Müzesi Yol Tarifi
3 - Afyonkarahisar Çeşmeli Konak
Afyonkarahisar İli, Merkez Nurcu Mahallesi'nde bulunan Çeşmeli Konak, son dönem Osmanlı eseridir. Kumaş ticaretiyle uğraşan Kahvecioğlu İsmail Efendi tarafından önce hayır amaçlı çeşme yaptırılmış, ardından aile ihtiyacına yönelik konak inşa ettirilmiştir. Konağın giriş kapısında yer alan tarih yazıtı, binanın Miladi 1906 yılında tamamlandığını gösterir.
Üst kat çıkmalı bir yapıya sahip olan konakta, sosyal amaçlı cephe mimarisi örnekleri ve kesme taş kaplamalı bir çeşme bulunmaktadır. Dış görünümü nedeniyle, 1983 yılında Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından korunması gereken eski eser olarak tescil edilmiştir. Konağın çeşmesi, Afyonkarahisar Müzesi'nde “Sülüm Çeşmesi II” olarak geçmektedir.
2002 yılında kamulaştırılan konak, Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. Restorasyon projeleri Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından hazırlanmış ve 2004 yılında tamamlanmıştır. 2011 yılından beri Alimoğlu Kültür ve Sanat Merkezi (AKSAM) olarak faaliyet göstermekte, tarihi ve kültürel eserler sergilenmekte ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.
4 - Afyonkarahisar Kültür ve Sanat Evi
Afyonkarahisar Belediyesi, tarihi yapıları koruma geleneğini sürdürerek, Taş Medrese, Bedesten Çarşısı, türbeler ve çeşmelerin ardından tarihi bir konağı restore ederek Afyonkarahisar Kültür ve Sanat Evi'ni insanların ziyaretine sunmuştur.
Belediye, eski ambar olarak bilinen bu konağı, yöresel ve kültürel değerleri yaşatacak bir mekan haline getirmiştir. 1910 yılında inşa edilen 107 yıllık tescilli bina, 1.054 metrekarelik bir alana sahiptir. Kültür ve Sanat Evi, gelin odası, keçe ve lokum yapım odaları ile eski mutfak canlandırma odaları gibi çeşitli mekanları içermektedir. Ayrıca, kültürel değerlere ait objeler silikon heykellerle canlandırılarak sergilenmektedir.